masa*

9 December, 2006

Eşyayla olan münasebetimi layıkıyla tayin edebilmiş değilim. Bilirsiniz, bazı insanlar vardır; eşyayla/eşyalarıyla duygusal bir bağ kurarlar. “Bu saat babamdan hatıra, manevi değeri çok büyüktür.”, “Bu benim uğurlu bardağımdır.”, “Kitaplarıma değil bir çizik sayfalarının kenarlarının bile kıvrışmasına tahamülüm yoktur.” gibi cümleleri vardır bunların.
            Hiçbir zaman böyle bağlarım olmadı. Kendimden gayrısını pek sahiplenemediğim gibi, eşyayı da sahiplenemedim. Amma ve lakin, ve fakat hatta cansız varlıkları çok sevdim. İnsanlardan çok sevdim mi, düşünmem lazım. Evet, bazı insanlardan daha çok sevmişimdir mesela şu masayı. Yine dostlarım bilirler, hayvanları sevmem, daha doğrusu hayvanlar benim için bir anlam ifade etmezler, kedi – köpek gördüğümde bir his olursa içimde o da tekmeleme arzusudur. Fakat yapmam bunu da, hiç bulaşmam.
            Bir kaleme, sandalyeye, lambaya, kitaplara, cüzdanıma, yatağıma, askılarıma, sehpalarıma… hayvanlardan ve dediğim gibi bazı insanlardan çk daha fazla değer veriyorum. Elimin altındaki hiçbir eşyayı, cansız olarak düşünmedim. Onların da geçmişleri, hafızaları olduğuna inandım. Çay bahçesindeki sandalyelerle, taburelerle evimdeki sandalyeyi karşılaştırdım. Acaba dedim, şu tabure burada çok sıkılmış mıdır, acaba benimle eve gelmek ister mi?
            Zaman zaman cinsiyet de atfederim çevremdeki eşyalara. Misal benim için masalar dişidir. Öyle düşündüm hep, aksi aklıma bile gelmedi. Enis Batur da benimle aynı fikirde, o da masasına önem veriyor ve onun dişi bir varlık olduğunu söylüyor.
            İyi bir fransızcam olsaydı yahut birazcık araştırma yapmaktan kaçınmayacak kadar tembel olmasaydım; fransızca da masa kelimesinin ‘dişi’ olup olmadığını üzerine de konuşurduk.
            Masa dişidir, güzel bir kadındır. Çünkü girerim içine, yavaşça, alır beni. Sıcaklığı vardır, heyecanı vardır. Sonra tenine, dokunurum; üzerinde yazı yazarım, bir şeyler okurum. Bir dölleme söz konusudur, ve masa doğurgandır; masa başından kalktığımda bir şeyler çıkmıştır ortaya. Yazılmış, çizilmiş, okunmuş şeyler vardır.
            Bu dediklerim yazı masası üzerine. Bilirsiniz başka masalar da vardır; yazı masasıyla birlikte en çok kullanılanlar, belki de bazıları için tek masa, yemek masaları vardır. Yerde yemek yemenin daha sağlıklı olduğu söylenir, kültürümüzce de kaynaştırıcı, islami açıdansa sünnettir. Fakat yine de rahatlığını ister herkes, masada yemek asalettir, rahatlıktır.
            İnsanın kendine ait bir masası olmalı dostlarım. Masa başı işleri sevmem bu yüzden. Zira o masa senin değildir ki, mesai süresince bir aldatmaca yaşarsınız. Yine girersin içine, dokunur vs. filan ama; metres gibidir o, sürekli seninle değildir, sürekli olamayacaktır.
            İnsafsız masalar da vardır, ameliyat masaları. Yatıp da kalkamamak vardır.
            Bakınız dedim ya, masalar dişidir diye. Hanımların affına sığınarak biraz daha didiklemek istiyorum mevzuyu. “Kıçı yere yakın olan kızdan korkacaksın.” lafını duyanlarınız olmuştur. Gerçekte öyle midir, bilemem. Bilsem de böyle bir yorum yapamam. Fiskos masalarını vardır ya, işte bunların kıçı yere yakındır. Fiskos masalarından korkulmalı mıdır? Adı üstünde fiskos! Ufacık tefeciktir, hemen koltuğun kenarında durur, içten pazarlıklı bir havası vardır. Üzerinde kahveler, çaylar içilip gizli gizli dedikodular yapılır. Yerin kulağı vardır derler, yere lafı ileten bu ufak tefek fiskos masası belki de.
            Nikah masası benim için çok bilinen bir şarkıdan daha fazla anlam ifade etmektedir. Büyüktür, devasa bir görünümü vardır. Haşmetlidir. Üzerinde parlak örtüler vardır, yani süslüdür de. İşte tüm bu halleriyle, olgun bir kadına benzer o. Olgun bir kadındır ve gençlerin izdivaçlarına vesile olur.
            Bilardo masası, fahişedir. Aptal bir fahişe. Üzerinde o kadar oyunlar oynanır, önemsemez, keyif almaya bakar. Kumar masası, onun çok daha kurnazıdır. İnsanları iyice çeker içine, sonra birbirine düşürür. Belalı bir fahişedir, kumar masası.
         Toplantı masası kimseye yüz vermez; ütü masası fedakardır; ve daha türlü türlü masalar. Benim için yazı masası ve yemek masası önemlidir.

 *”şeyler” adlı çalışmadan

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: