MÜZİK İŞGALCİLERİN BELASIDIR

29 October, 2006

Dünyanın dört bir yanında, ‘Savaşa Hayır’ diye meydanlara dökülen insanların samimeyeti nedir bilemem ama açık konuşayım pek çoğu bana içten gelmiyor. O meşhur slogan da oldukça sıradan, kuru ve anlamından uzak görünüyor. En yakınımıza bakalım: ABD-Irak Savaşı. Daha doğru bir ifade ile ABD’nin Irak’ı işgali. Hatırlarsınız ABD saldırıya geçmeden önceki durumu; Bush ve Blair hariç tüm dünya savaşa karşıydı değil mi? Onların da kendilerince mantıklı(!) nedenleri yahut bahaneleri mevcuttu. E n’oldu? İşgal öyle ya da böyle gerçekleşti. Koca dünya karşı olmasına rağmen iki adam kafalarına göre hareket ettiler. Düşünün iki adam, hadi üç beş de bunların dalkavuğu olsun, bir avuç insan mı dünyayı karşısına alıp işgale yeltendi? Hani herkes savaşa karşıydı? Demek istediğim meydanlara dökülmekle iş bitmiyor.

Modern dünyada metaları çoktan tükettik, duygular da artık içtiğimiz çay gibi, pet bardakta, tadı hiç önemli değil, demi, sıcaklığı, dudak payı, hüç mühim değil. Çay içmeliyim! İç! Sonra at bardağı. Bitti. Üzerine düşünmenin lüzumu yok. Onlar düşünüyorlar. Daha ne kadar ince yaparız şu bardağı, daha ne kadar kalitesiz yaparız da daha çok kazanırız diye. Siz alın, için, atın. Bitti. Duygular da bu hale geldi artık. Ezbercilik çok populer, kimsenin tefekkür etmeye niyeti yok. ‘Savaşa hayır!’ Neden? Evet, soruyorum neden? Bana bunu açıklayabilecek misin? Ben savaşa evet diyorumi buyrun, tartışalım. Kaç kişi mantıklı bir şekilde tezini savunabilecek? Ezbere devam. Savaşa hayır! Geçin bunları.

Rock müziğin salt bateri ve gitar kombinasyonu ile meydana getirilen bir tür olduğunu düşünmek her siyah giyeni satanist, her sakalıyı dedesi sanan zihniyetin işidir yahut konuyla alakası olmayanların sathî bakışı… Konunun çok dışına çıkıp uzun uzun rock müziğin tarihi kökenleri üzerine ahkam kesmek niyetinde değilim. Sdece şunu söyleyim benim için rock müzik başkaldırıdır, koyunlaşmaya isyandır. “Söyleyecek bir şeylerim var, boş değilim, üstelik o kadar sinirliyim ki ve bunları anlamanız için sert oluyorum” der. Belli bir jargona oturtulmuş, ‘sevgilim seni çok özledim’, ‘sensiz olmuyor’ gibi klişe haline sözler üzerine ritmik melodilerle işin yapan pop müziğin karşısında dimdik ve semsert durabilen müziktir, rock!

Üstteki cümlelerimin kiplerini değiştirip ‘olmalıdır, durmalıdır’ yapabiliriz; zira rock adı altında piyasada bulunan şarkılar/şarkıcılar/gruplar bu dediklerimden fersah fersah uzak. Yine de bereket ki bu benim aradığım rock müziği yapanlar da hâlâ mevcut.

Sanat toplumdan soyutlanamaz. Yaşadığı çağa kayıtsız kalan kendini sanatçı ilan edemez. Benim için konu önemli değil, güzel yazmak hedefindeyim diyen adam sanatçı değildir. Zira yaptığının/yapmak istediğinin sirkteki cambazdan farkı yoktur. O adam da kimsenin yapamadığı şeyler yapar, ama kimseye bir şey vermez, eğlenceden başka. Bunu sanatta yapan kelimeleri eğip bükerek yaptığı denemelere ‘edebiyat’, kendisine de ‘sanatçı’ hatta ‘aydın’ nitelemesi yapanlar ne kadar komik! Yalnız edebiyat değil müzikde de aynı düşünce şablonumu kullanabilirim. Yukarda da söylediğim gibi özellikle rock müzikten bunu bekliyorum ben. Irak savaşı şarkılara yansıdı mı? Tabi ki. Yine nispeten azdı. Olması gerekenin oldukça altındaydı. Fakat sokaklara dökülen bilinçsiz çığırtkanlar gibi olmasındansa az olması daha iyi; lakin bu şekilde bir eleme yaptığımızda yani nitelikli eleştiri şarkılarını kalburüstüne çıkardığımız oldukça az iş yağıldığını görüyoruz. Türkü formlarında yapılan çalışmaları yazının sınırları dahilinde olmadığından gözardı ediyorum. Rock müzik sahasında ilk başarılı çalışma sayabileceğim şarkı mor ve ötesi grubun cambaz’ı olsa gerek.

“bütün dünya izler durur

afet-i azam bekler durur

hedefini al, piyasanı al, her şeyi al” sözleriyle hedefini iyi belirleyen, açık, sade ama vurucu bir dili olan şarkının melodik yapısı da oldukça sağlam. Slogan değil kaliteli bir şarkı yapmışlar. Fakat grubun genel duruşu içinde bana pek samimi gelmiyor bu parça. Müziklerine yedirmeye çalıştıkları yüzeysel solculuk çok iğreti duruyor. Yine de olaya seyirci kalmayıp başarılı bir çalışma çıkarmış olduklarından kaydetmeyi lüzumlu gördüm.

Genel olarak başarısız bulduğum Bulutsuzluk Özlemi’nin Bağdat Kafe şarkısı ise hem bestesi hem sözleri bakımından oldukça basit. Hatta savaş üzerinden prim yapıp bu slogancı ‘savaşa hayır’ gençliğine ulaşmayı hedeflemişler gibi geldi bana.

Duman son albümleri Seni Kendime Sakladım’da Özgürlüğün Ülkesi ile duruşunu sergiliyor.

“bu ne biçim bahane/yine düştün petrolün peşine/bu ne biçim felsefe/yine sıçtın insanın içine
özgürlüğün ülkesi/adaletin temsilcisi/teröristlerden kurtar bizi”

sözlerinde basit, sanatsızi dolaysız ama diyeceğini çekinmeden söyleyen hedefini bilen bir ifade görüyoruz. Şarkı oldukça başarılı. Duman safını belli ediyor ve oldukça da samimi.

Irak Savaşı için en başarılı duruşu ortaya koyan, en iyi iki şarkıyı sona sakladım. Bunlardan biri Ogün Sanlısoy’un Dön Evine parçası; diğeri ise Tolga Burkay’ın Demir Kanatlılar’ı. Tolga da Ogün de harika yorumcular, Türk rockının en iyi seslerinden. Ve çok iyi beste yapıyorlar. Bu iki şarkı da albümlerindeki diğer şarkılar gibi sözlerindeki kalitesi, melodisindeki uyum ile mükemmel parçalar. Ogün;

“n’oldu sustular her şeyi konuşanlar/n’oldu durdular her şeye karışanlar/kul olundu arsıza boyun eğildi hırsıza/yalan dolan ziyan kalmadı hesap soran

hiç kimseden ses çıkmadı oyunlar kurulurken/hiç kimseden ses çıkmadı çocuklar vurulurken/ama elbet ses çıkar/

bence dön evine çalış hemen ödevine/niceleri denedi de varamadı emeline/hadi hadi hemen eve iyi çalış ödevine/yedi düvel denedi de katlandı bedeline

n’oldu tutuldular hakları savunanlar/n’oldu yutturdular masallarla uyuttular/asıl sorumlular krallar ve soytarılar/kuruldular sofraya ortamı paylaşmaya”

derken asla slogana yer vermeden, asla felaket tellallığına soyunmadan lafını söylüyor ve bunu müziğine mükemmel bir şekilde oturtuyor. “yedi düvel denedi de katlandı bedeline” sözlerinde ‘kurtuluş savaşı’na yapılan vurguyu hissedebiliyoruz. “n’oldu sustular her şeyi konuşanlar” derken lafı gediğine koyuyor tam anlamıyla.

Tolga Burkay albümünde daha geniş bir perspektiften bakıyor savaşa. 1945 adını verdiği II. Dünya Savaşı’nı anlatan şarkısına paranez içinde (dün) diyor, Demir Kanatlılar adındaki Irak Savaşı’nı konu alan şarkısının yanında ise (bugün) notunu unutmuyor. Dün, bugün… değişen pek bir şey yok. İşgalci gene aynı!

“uçun demir kanatlılar/uçun bombacılar uçun/bulun insanları elinizle koymuş gibi/ve çalın ruhlarını bedenlerinden

nasıl olsa mavi sizin, gökyüzünüz/bulutunuz beyaz!/zalim savaş tanrınız/size günah yazmaz!”

sözlerindeki şarkı ‘kuşlar sadece uçun dedi’ epigrafını taşıyor. Şarkınlarıyla küçük öyküler yazdığını söyleyen Tolga Burkay, imgelerler anlatmak istediğini çok iyi veriyor. ‘zalim savaş tanrınız size günah yazmaz’ dedikçe insanın aklına Bush’un ‘tanrı istedi, demokrasi götüreceğiz’ türünden zırvaları geliyor.

İyi edebiyat yapmak isteyenlerin mutlaka bilmesi gereken bir şey vardır: diyelim aşk yazısı mı yazacaksınız, ya da bir aşk öyküsü, yapabileceğiniz en iyisi içinde hiç ‘aşk’ kelimesi geçmeyen bir metin ortaya koymaktır. Söyleyemek istediğinizi kuru kuruya değil imgelerle ifade ettiğinizde sanat yapmış olursunuz. Tolga Burkay şarkısında ‘savaşa hayır’ demiyor, Ogün Sanlısoy ‘Abd Irak’tan çekil’ demiyor. Sanat budur. Rock sounduna bunu oturtmayı başarmış, yapmak istediklerini çok iyi kotarmışlar. Çağını sorgulayan, olaylara tavrını koyan sanatçı duruşu bu olmalı. ‘Savaşa Hayır!” çığlıklarınız hiçbir işe yaramaz!


Hamiş: İşbu yazıda kısaca değindiğim Irak Savaşı’nın edebiyatımıza yansıması üzerine bir yazı düşünüyorum. Becerebilirsem yakında bu sayfalarda görebilirsiniz. Sağlam durun efendim, bilinçli olun.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: